| Üye olun RSS

Yeniden merhaba

Şubat 24th, 2009 | No Comments | Posted in android, cep

Uzunca bir aradan sonra kişisel blog‘uma bir girdi yapma şansı buluyorum. Okul yıllarımda pek iyi yönetemediğim boş zamanlarımı bugünlerde mumla arıyorum, bu uzun arada birçok şey yapmak istedim ama bunlardan ancak bazılarını yapabildim bazılarına ise zaman ve fırsat bulamadım..

Uzun bir süre www.iphoneturkey.biz sitesinde yazdım, arkadaşlarla beraber burada iPhone ve uygulamalarını tanıttık. iPhone için İstanbul Trafik kameralarını gösteren iTrafik ve bir çok rss kaynağını bir araya getirerek oluşturduğumuz Ceprss projelerini yaptık.

iPhone ile ilgili çalışmalara ara verip Anroid işletim sistemi ile ilgilenmeye başladım, Android‘in kısa zamanda çok popüler bir işletim sistemi olabileceğine karar verdim ve deneyim kazanmak için bir uygulama geliştirdim, daha sonra bu uygulamayı Android kullanıcıları ile buluşturabilmek için Android Market için bir hesap açtırdım, hesap sahiplerine Google’ın uygun şartlarda temin ettiği Developer telefonundan sipariş verdim ve bu telefonu kullanmaya başladım. Android işletim sistemi hakkında ve bunu kullanan ilk telefon olan Google’un G1 modeliyle ilgili deneyimlerimi kısa bir süre önce Mobilkasaba sitesinde yazmaya başladım, tabi bunların hepsi hobi olarak gerçekleştirdiğim aktivitelerdi, tüm bunların yanında profesyonel iş hayatımda oldukça yüksek bir tempoyla çalışmaya devam ettim.

Bugün bir blog yazmamın asıl nedeni, Android platformu ile ilgili deneyim kazanmak için geliştirdiğim aScore uygulaması. Android ile ilgili haber ve inceleme yazıları yazan Hollandalı bir site yazarı aScore hakkında bir inceleme yazısı yazmak istediğini belirtip benden bir takım bilgiler istedi, kısa bir süre sonra da inceleme yazısını yayınladılar, daha önce www.androidwiki.com sitesinin yazarı tarafından açılmış aScore sayfasına katkıda bulunma talebi gelmişti. Daha sonra başka yabancı sitelerde de haber ve inceleme yazısı olarak çıkmaya başladı. Uygulama yavaş yavaş ilgi görmeye başlayınca bu uygulamadan kendi blogumda niye hiç bahsetmedim diye sordum kendi kendime.

aScore, futbolseverlerin beğeneceği bir uygulama. Dünya üzerindeki 27 futbol ülkesinin birinci ligleri hakkında hızlıca bilgi alınabileceği bir uygulama. Uygulama sayesinde istediğiniz ülkenin puan durumuna, fiksturüne ve canlı maç sonuçlarına hızlıca ulaşabiliyorsunuz. Uygulama Android destekleyen tüm telefonlarda çalışabilecek, uygulamayı ilk yayınladığım zamanlarda Android işletim sistemini kullanan G1, sadece Amerika’da satılıyordu. Amerika futbola karşı fazla ilgili olmadığı için uygulamayı indiren kişi sayısı çok olmadı ama buna rağmen beğeni oldukça yüksekti. G1 yavaş yavaş Avrupa ülkelerinde de satılmaya başlayınca indirilme sayısı artmaya başladı, yorum ve email sayısı ve ekstra talepler de bununla birlikte artmaya başladı.

Toplam 3 sürüm yayınladım, birincisinde (0.1) sadece 6 Avrupa ligi vardı, ikinci sürümde (1.0) lig sayısını 27′ye yükselttim ve programda bazı iyileştirmeler yaptım. Üçüncü ve son sürüm (1.0.1) ise ufak bir hata giderimi ile ilgiliydi. Dördüncü bir sürüm çıkartıp (1.1) aScore ile ilgili başka geliştirme yapmamayı planlıyorum (tadında bırakmak).

Android ve uygulamaları hakkında Mobilkasaba‘da yazmaya devam edeceğim. Eğer yeni bir proje içerisinde yer alırsam ondan da blogumda bahsetmeyi planlıyorum ayrıca blogumda daha önce yaptığım gibi sevdiğim, beğendiğim uygulamalardan da bahsetmeye devam etmek istiyorum umarım buna vakit bulabilirim, çünkü gerçekten ilgi çekici programlar girdi hayatıma bunları ilk fırsatta tanıtmak isterim mesela wubi,lubi ya da dropbox belki de Microsoft’un SyncToy uygulaması veya bir başka Microsoft yapımı olan Live Mesh, tabi ntlmap’i de bir yerlere sıkıştırmam lazım.

Xobni ile Daha Kullanışlı bir Outlook

Mayıs 6th, 2008 | No Comments | Posted in windows

Xobni‘yi bir süre önce öğrenip denemeye karar verdiğimde sınırlı sayıda beta testçisinin kullanımına açılmıştı. Artık isteyen herkes test sürümünü indirip kullanabilmekte. Bu uygulama Outlook‘ta email arama problemine bir son veriyor. Google‘ın arama algoritmaları ile internet dünyasının bir numarasına oturması elbette tesadüf değil. Giderek artan günlük yaşam trafiğine hayatımıza iyice giren elektronik ortam karmaşası eklenince, bilgiyi ve belgeyi yönetmekte giderek daha çok zorlanıyoruz. Outlook‘un sahip olduğu özellikler gerçekten göz kamaştırıcı ama ne var ki yıllardır email arama organize etme konusunda tatminkar bir performans sergileyemediğini de söylemek lazım.

Xobni, Outlook‘un bu eksikliğini gidermek için ortaya çıkmış ve bence bunu başarmış. Kullanmaya başlayalı kısa bir süre geçmesine rağmen benim için alışkanlık haline gelen bir uygulama oldu. Uygulama Outlook‘a bir eklenti olarak kuruluyor. Kurulumdan hemen sonra kısa sürede emaillerinizi indexleyerek hızlı erişilebilir hale getiriyor. Normal Outlook kullanımınızdan görüntü olarak iyi bir şekilde soyutlanmasına rağmen can alıcı bir entegrasyon sağlanmış. Gelen herhangi bir emaile tıkladığınızda,

  • Emaili gönderenin profilini,
  • Emaili gönderen kişinin attığı email sayısını, sizin o kişiye attığınız email sayısını,
  • Hangi saatlerde mailleştiğinizi,
  • Aranızda geçen tüm emailleşmenin bir listesini,
  • Aranızda geçen emailleşmelere eklenmiş dosyaları

bir arada ve hızlıca görmeniz mümkün. Ayrıca bir arama kutusu sayesinde herhangi bir kişi için arama yapıp aynı bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Emailin altında bir imza kullanılmışsa ve burada telefon numarası yer alıyorsa bunu da çözümleyip size gösterebiliyor. Menüde yer alan Xobni başlığında Xobni Analytics seçeneği ile bazı istatisksel bilgilere de erişebiliyorsunuz.



andLinux: Windows üzerinde Linux

Nisan 22nd, 2008 | No Comments | Posted in Linux, windows

Sonradan tanışmama rağmen kendime sadık bir Linux kullanıcısı diyebilirim. Evdeki diz üstü bilgisayarımda 2 seneyi aşkın süredir Pardus Linux kullanıyorum. Yıllardır Windows kullanıp birden Linux kullanıcısı olmak gerçekten kolay bir şey değil. Bu nedenle blogumda vmware,virtualbox gibi sanal makine programları tanıtıp merak edenlerin Windows’larına zarar vermeden bir Linux deneyimi yaşayabilecekleri yöntemler yazmaya çalıştım. Linux’a geçenler için de vazgeçemedikleri Windows programları için Wine, Pardus Linux üzerinde vmware kullanımı ve yine Linux üzerinde virtualbox ile windows kullanımı hakkında birşeyler yazmaya çalıştım.


Bugün yine benzer şekilde Windows yüklü bilgisayarınızda bir Linux işletim sistemi kullanmanızı sağlayacak bir yöntemden bahsedeceğim. Bu defa herhangi bir sanal makina yazılımı kullanmanıza gerek olmayacak, Linux’u direk Windows üzerinde çalıştırabileceksınız…


Linux, kabaca bilgisayarınızın aygıtlarına hükmeden bir çekirdek yazılımı ve bu çekirdeği kullanan servisler ve masa üstü yazılımları bütünü olarak düşünülebilir. Eğer bir Linux çekirdeğini Windows üzerinde çalıştırabilirseniz, bu çekirdeği kullanan diğer tüm programlarını da Windows üzerinde çalıştırmayı sağlayabilirsiniz. İşte bu düşünceyi Cooperative Linux başarmış. Kısa adı coLinux olan bu yöntem ile Linux çekirdeği Windows ortamında çalışabilir hale getirilmiş. Bu çekirdek Windows 2000/2003/XP ve 32 bit Vista üzerinde çalışabilmekte. Kurulum yapıldıktan sonra Windows üzerinde tüm fonksiyonları ile bir Linux işletim sistemine sahip olabiliyorsunuz.


coLinux‘tan, bir sanal makina üzerinde Linux çalıştırmaya oranla çok daha fazla performans alabiliyorsunuz, çünkü donanım parçalarınızın sümulasyonunu değil, direk kendilerini kullanabiliyorsunuz. Grafik arayüzleri gösterebilmek için ise açık kaynak kodlu Xming X Server‘dan faydalanmışlar, o da Windows ortamında çalışan çok başarılı bir X server yazılımıdır.


andLinux ise coLinux‘u kullanarak hazırlanmış ancak bünyesinde tam bir Ubuntu işletim sistemini barındıran bir program, her ikisi de açık kaynak kodlu projeler. Ubuntu, masaüstü Linux dağıtımları arasında en populer olanıdır, bu nedenle ben de andLinux kurmayı tercih ettim.


andLinux için iki seçeneğiniz var birisi XFCE, diğeri ise KDE masaüstü içeriyor. Eğer sadece server yazılımları çalıştıracağınız bir Linux ortamı istiyorsanız XFCE tercih etmeniz daha mantıklı olabilir. Gerçek bir masa üstü deneyimi yaşamak istiyorsanız KDE tercih etmelisiniz. Ben KDE masa üstünü tercih ettim.


  • download sayfalarından tercih ettğiniz masa üstüne uygun andLinux’u indirebilirsiniz.
  • İndirdiğiniz programı çalıştırdığınızda bir kurulum sihirbazı sizi yönlendirecek, Next tuşlarına basarak kurulumu kolayca yapabilirsiniz.
  • Kurulum programı, GPL lisansı için onay istedikten ve kurulum lokaysonunu soracak daha sonra da andLinux’a ayrımak istediğiniz memory (hafıza) miktarını soracaktır, bu değeri en az 256 MB seçin, eğer bilgisayarınız 1GB’ın üstünde bir hafızaya sahipse 512 MB verebilirsiniz. Bu hafıza miktarı tamamen andLinux’a tahsis edilmeyecek, hafıza Windows ile paylaşılacak. Yani aslında siz bir üst sınır tayin etmiş oluyorsunuz, gerek olmadığı zamanlar verdiğiniz bu hafıza andLinux tarafından kullanılmayacak. Bu da sanal makina üzerinde Linux kullanmayla kıyaslayınca çok önemli bir özellik olarak ortaya çıkıyor.


  • Kurulum programı ses özelliğini isteyip istemediğinizi sonra da uygulamanın otomatik başlatılmasıyla ilgili tercihinizi soracak.
    • automatically as a NT service seçerseniz bilgisayarınız açıldığında andLinux otomatik olarak kullanılabilir durumda olacaktır.
    • manually as a NT service seçerseniz services uygulamasından istediğiniz zaman kendiniz başlatmanız gerekecek.



  • Kurulum programı, sahip olacağınız Linux ortamı ile Windows ortamı arasında dosya paylaşım yöntemini soracaktır. Ben Samba tercih ettim ama dosya paylaşımı sağlıklı çalışmadı, belki bir sonraki Samba ayarları ekranında hata yapmışımdır. Dosya paylaşımı için using COFS seçeneği daha kolay görünüyor.
  • Kurulum bittikten sonra bilgisayarı muhakkak kapatıp açmak gerekiyor.



Bilgisayarı yeniden başlattıktan sonra sistem tepsisinde, hızlı başlat çubuğunda ve masa üstünde andLinux ile ilgili ikonlar göreceksiniz. Sistem tepsisinde KDE logosuna tıkladığınızda bazı uygulamalara hızlı erişim yapabildiğinizi göreceksiniz. Ayrıca hızlı başlat menüsüne yerleşen console programını kullanarak komut satırından istediğiniz programları çalıştırabilirsiniz.


Türkçe klavye ve bölge ayarlarınızı da yaptıktan sonra artık Linux ve Windows’u birlikte bilinen en konforlu şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz:

  • Sistem tepsisinde yer alan KDE menüsünden KControl programını çalıştırın.
  • Regional & Accessibility menüsünden Keyboard Layout seçeneğine gidin.
  • Available Layout bölümünden Turkey’i seçip ekleyin, sağ tarftaki listeden Turkey en üstte olacak şekilde sıralamayı değiştirin.
  • Tarih ve saat ayarları için de System Administration menüsünden Date&Time seçeneğine gidin.
  • Burada İstanbul’u seçin, ayarlar otomatik olarak yapılacak.




andLinux size bir KDE masaüstü sunmuyor ama KDE menüsünden veya komut satırından tüm programları çalıştırabilirsiniz.


Kurulumu yaptığınız dizinde, Launcher klasörünün altında menu.txt dosyasını düzenleyerek KDE menünüzü zenginleştirebilirsiniz. Yine bu klasörede menu.exe’yi çalıştırarak KDE menüsünün sistem tepsisine yerleşmesini sağlayabilirsiniz.


Launcher altında yer alan .exe uzantılı programları kullanarak, Windows’ta yer alan dosyaları Linux programları ile ilişkilendirebilirsiniz. Mesela .txt uzantılı dosyaları andKate.exe ile ilişkilendirirseniz artık tüm text dosyalarınız kate programı ile açılacaktır. Bu özellikle inanılmaz bir hibrid kullanım sağlayabiliyorsunuz.


Ubuntu 7.10 sürümünde ön tanımlı bulunan tüm programlar kurulu olarak geliyor ama siz daha fazla program kurmak isteyebilirsiniz, bunu da KDE menüsünde yer alan Synaptic programı ile yapabilirsiniz, siz sadece istediğiniz programı seçiyorsunuz, tüm bağımlılıklar Synaptic tarafından çözülüyor, indiriliyor ve kuruluyor:


Windows ortamlarında çalışmayan bir çok başarılı Linux programını artık işletim sisteminizin bir parçası gibi kullanabilirsiniz. andLinux’a ip ile 192.168.11.150 adresinden erişebiliyorsunuz. andLinux Windows’ta bulunan ağı kullanabiliyor, windows’tan erişebildiğiniz tüm ip’lere erişebiliyor, bir internet bağlantınız varsa bunu da otomatik olarak paylaşıyor.

Artık Windows yüklü iş bilgisayarımda da çok sevdiğim Linux programlarından uzak kalmayacağım :)